info@retosha.com
Şişli/İstanbul
Call us: +90 (533) 458 4640
🇺🇸 English
Günlük hayatın yoğun temposuna ayak uydurmaya çalışırken aslında ne kadar yorulduğumuzu fark edemiyoruz. Üstelik tüm bu koşturmacaya rağmen daima zinde kalmaya çalışıyoruz. Bedenimiz alarm vermeye başlamadan önce bağışıklık sistemimizi güçlendirebilmemiz için ona ihtiyacı olan vitamin ve mineral takviyesini sağlamamız gerekiyor. Peki vücudumuzun enerji seviyesini nasıl artırabiliriz? İşte bu noktada Myers kokteyli imdadımıza yetişiyor. Myers kokteyli stres ve baskı altında çalışan, medikal tedavilerine destek arayan veya aldıkları vitamin takviyesinden bütünüyle faydalanamayan kişiler için etkin bir tedavi yöntemi.
İntravenöz (damar içi) Myers kokteyli (enerji kokteyli) temelde; kronik yorgunluk, fibromiyalji (yumuşak doku romatizması), depresyon, anjin, kas spazmı, akut astım atakları ve migren gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan bir vitamin terapisidir. İçeriğinde magnezyum, kalsiyum, vitamin B kompleksi (B5, B6 ve B12), C vitamini ve vücudun ihtiyaç duyduğu çeşitli mineraller bulunur. 1970’lerde Dr. John Myers tarafından geliştirilen Myers kokteyli, neredeyse yarım asırdır genel sağlık fonksiyonlarını iyileştirmek isteyenlerin tercih ettiği tamamlayıcı bir terapidir. Medikal tedavilerine destek arayan, yoğun ve stresli bir tempoda çalışan veya aldıkları vitamin takviyesinden tam olarak yararlanamayan bireyler için hedefe yönelik, etkin bir tedavi sağlar.
Myers kokteylinde bulunan vitamin ve mineraller; sinirlerin ve kasların sağlıklı işlemesi, gıdaların enerjiye dönüştürülmesi, metabolizmanın ve hücre yapısının korunmasında oldukça önemli bir rol oynar. Damardan verildiği, direkt kana karıştığı ve en ince kılcal damarlara dek ulaştığı için güçlü bir bağışıklık sistemi ve daha zinde bir vücut için oral yolla alınan vitamin takviyesine kıyasla etkisi oldukça yüksektir.
Kişinin ihtiyaçlarına uygun şekilde hazırlanan Myers kokteylinde vitamin, mineral ve antioksidanlar vücuda damar yoluyla direkt olarak veriliyor. Besleyici maddelerin damardan verilmesinin en önemli nedeni ise sindirim sistemini atlayarak doğrudan kana karışması. Besin ögeleri intravenöz yolla verildiğinden sindirime gerek kalmadan hücrelere dağılıyor. Yapılan araştırmalar ağız yoluyla alınan besinlerin %10 ila %25’inin emildiğini, vücuda damar yoluyla verilen mineral veya vitaminlerin ise neredeyse %100’ünün kan dolaşımı sayesinde hücrelere ulaştığını ortaya koyuyor. Myers kokteyli tıpkı serum gibi damardan vücuda aktarılıyor ve ortalama bir saat içinde tamamlanıyor. Her hafta dört seans şeklinde uygulandığı takdirde enerjinin yoğun bir şekilde arttığı, daha aktif ve daha dinamik bir ruh haline ulaşıldığı görülüyor. Myers kokteyli, 4 hafta peş peşe uygulanıp faydası görülmeye başlandıktan sonra idame tedavisi olarak ihtiyaca göre ayda bir kere tekrarlanabiliyor. Myers kokteylinden hızlı sonuç almak isteyen kişilere yine sağlık durumları değerlendirilerek gün aşırı peş peşe uygulama yapılabiliyor ve tedavi 8 gün içinde tamamlanabiliyor.
Yapılan gözlemler, düzenli olarak Myers kokteyli terapisi alan kişilerin kaygı bozukluklarının kontrol altına alındığını, yüksek tansiyonunun düzenlendiğini, şekerinin dengelendiğini ve migren ataklarının azaldığını ortaya koyuyor. Enerjiyi ve bağışıklığı artırmak amacıyla her bir bileşeni özenle formüle edilen Myers kokteylinin vücudumuza saymakla bitmeyecek kadar çok faydası bulunuyor. Myers kokteyli terapisi;
Vücuda ihtiyaç duyduğu enerji ve dayanıklılığı geri kazandırmak için titizlikle formüle edilen Myers kokteyli herkese uygulanabiliyor. Seansların sıklığı ve uygulama dozu kişinin tıbbi durumuna istinaden yapılan değerlendirmeler sonucunda belirleniyor.